"Söyleyecek sözümüz çözümü geliştirecek gücümüz var" sloganıyla Ankara'da buluşan kadınlar, Türkiye'de barışın gelişmesi ve kadınlar üzerindeki baskılara dikkat çekmek için askeri operasyon bölgelerinde çadır kurma kararı aldılar.
Kadınlar ‘canlı kalkan’ olacak
ANF
Diyarbakır'da "Söyleyecek sözümüz çözümü geliştirecek gücümüz var" sloganıyla düzenlenen 'Kadın Buluşması'nın ikincisi Ankara Eğitim Sen Genel Merkezi'nde düzenlendi. İlk oturumda nasıl bir kadın mücadelesi tartışmalarının yapılırken, ikinci oturumda eylem yöntemleri ve biçimlerini tartıştı.
Tartışmaların ardından, toplantının sonuç bildirgesi hazırlandı. Bildirgeyi SDP MYK üyesi Sultan Seçik okudu. Bildirgede, şunlar yer aldı:
"*İhtiyaç belirgindir, kısa vadede bir barış konferansı gerçekleştireceğiz. Bu nedenle Eylül ayında Konferansımızın örgütlenmeyeceğiz, TMY' ye dayandırılarak haksız biçimde tutuklanan DÖKH ve KESK'li kadın arkadaşlarımızın ve TMY'ye dayandırılarak tutuklanan çocuklarımızın serbest bırakılması için bir kampanyanın örgütlenmesi. İstanbul'da başlatılan DÖKH ve KESK'li kadınlarla dayanışmak için hazırlanan imza kampanyasının ortaklaştırılması ve imza metinlerinin Adalet bakanlığı, Meclis başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı'na heyetler halinde gidilerek verilmesini. Kampanyanın aynı zamanda sokakta da görünür kılınması için çaba harcanması.
*28 Temmuz'da KESK üyesi Seher Tümer'in mahkemesine geniş bir katılımın sağlanması ve mahkeme öncesi basın açıklamasının yapılması.
*Ağustos'ta, 7 bölgede her dilde Kadın barış şölenlerinin düzenlenmesi.
*Askeri operasyon bölgelerinde çadır kurarak soruna en derin yaşandığı yerde dikkat çekmek için adımların atılması, Ağustos ayının ilk haftasında kadınların katılımı ile 1 gece Barış için Kadınlar Nöbet tutuyor eyleminin gerçekleştirilmesi. Barış Nöbetine uluslar arası kurumların ve kadın parlamenterlerin, aydın, sanatçı, yazar kadınların da katılımının sağlanması…"
Ayrıca Seçik, çadırların kurulduğu gün yapılabilecek tüm illerde bir günlük nöbetlerin tutulması kararını da aldıklarını belirtti.
Kadınlar olarak barış istediklerin ifade eden Seçik, "Bunun bize hediye edilmeyeceğini, eğer mücadele etmezsek barışın bir düş bile olamayacağını biliyoruz. Sessizliğin, boyun eğmenin hayat değil ölüm anlamına geldiğini binlerce yıllık deneyimimizden biliyoruz. Barışı ellerimizle öreceğiz, dayanışmamızla, mücadelemizle öreceğiz" dedi. Cinsiyetçi olmayan, demokratik, özgürlükçü bir anayasaya ihtiyaç olduğuna vurgu yapan Seçik, Kürt sorununun demokratik barışçıl çözümü için operasyonların durdurulması, TMY yasanın geri çekilmesi, DÖKH ve KESK'li kadınların haksız hukuksuz tutuklanmasına karşı birlik olmanın aciliyet taşıdığını söyledi.
30 yıldır yaşanan savaştan ve çatışmalı ortamdan en çok kadınların etkilendiğini işaret eden Seçik, "Dolayısıyla Kürt sorununda demokratik barışçıl çözüm söz konusu olduğunda biz kadınların daha iradi yer alması ve söz sahibi olması kaçınılmazdır. Kürt sorununda yaşanan tıkanıklığın önü kadınların da öncülük edeceği bir süreçle aşılacaktır. Militarist kurumların ve onların sözcülerinin yapacağı her türlü ırkçı, şoven, savaş politikalarına karşı bizler kadınların eşitlik, kardeşlik, adalet, özgürlük ve barış taleplerini daha güçlü dile getireceğiz" diye konuştu.
Kadınlar olarak sözlerini ortaklaştırırken eylemlerini yerelleştireceklerini dile getiren Seçik, "İlan ediyoruz ki barış mücadelesi biz kadınlar için aynı zamanda eşitlik ve özgürlük mücadelesidir. Barış mücadelesini bir yandan çatışmalı bölgeler başta olmak üzere operasyonların durdurulması ve barışa şans verilmesi için yükseltirken diğer yandan İstanbul, Bursa, Trabzon başta olmak üzere bulunduğumuz her yerde halkların kardeşliği ve eşitliği şiarıyla aynı zamanda kadın kurtuluş mücadelesini de birlikte omuzlayacağız" şeklinde konuştu.
|