Musa Anter
KERKÜK KAN AĞLIYORMUŞ
Musa Anter
Yaşar Kaya
Özerklik
Yaşar Kaya
İsmail Beşikçi
Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına
İsmail Beşikçi
Hasan Bildirici
Bayram ve bağımsızlık
Hasan Bildirici
Aydın Dere
AKP ve PKK
Aydın Dere
      
.:  Anasayfa |  Yazarlar |  Arşiv |  İletişim |  Künye |  Ana Sayfam Yap |  Sitene Ekle  :.
   ANASAYFA
   GÜNCEL
   SİYASET
   KÜRDİSTAN
   DÜNYA
   KADIN
   YAŞAM
   KÜLTÜR-SANAT
   EKONOMİ
   TEKNOLOJİ
   SPOR
   MİZAH
   KURDÎ
   MEDYADAN
   RÖPORTAJ


www.kurdistan-post.org
Üye(ler) Çevrimiçi: 1
Misafir(ler) Çevrimiçi: 84

Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
 
 
Anneme mektup-İzzet Eker
Posted on Perşembe, 22. Ekim 2009
Topic: Kadın

Canım annem; Bilmem ki sana ülke ile ana sevgisini, özlemini nasıl anlatayım ? Ülke denildiğinde ilk aklıma gelen ana oluyor.



Anneme mektup

 

İzzet Eker

 

Daha   öncede    söylediğim   gibi,  sen  ya da senin  gibi   yüreği   hep  sevgiden   yana   olanların  dünyası  da  aynılaşıyor. Bu   nedenle   sizlerin  sevgisine   kavuştukça   mahpusluğumuzu  unutuyoruz.  Sanırım  ana-oğul  sevgisinin  en  güzel   ürünü   bu  oluyor.  Yarın  ölmeyecek  gibi   çabalamak,  bugün  doyasıya  sevmek  ve  sevmek  yaşamı;  işte  bütün  sırrı  insanlığın…   Tarihin  en  güzel şeyi  bu  türden  kutsal  bir   sevgiyi  büyütmek;  bir az  da  analık   görevinin  alıştırması  oluyor.   Anneler  hep   büyütme   işiyle   uğraşıyorlar.   Sevgiyi  de  bu   büyütme  işinden  sayarak yapiyorlar.   Belkide  insanlık   tarihinin  en   derin  izleri    anaların  özlem  dolu  sevgilerinden  ve    anaların  sımsıcak   varlıklarında   yasam  buluyor.   Ben de  bu yaşamın  bir   filizi  olarak   oğul  tadında   mektuplar yazabilmek  icin   uğraşıyorum.   Biraz da geleceğin  o  eşsiz   umudu  sizlerde  yaşamanın  tadıyla   bunu   yapıyorum.

Halk  tarihimiz de  bunu   kanıtlıyor.  Nice  zorbaya   yıkılmadan   bugüne   kendisini  taşıyan    halkımızın  esas  olarak  anaların  o  eşsiz   sevgisinde  yaşamını  taşımıştır.   Bunun  bilincinde  olmam,   anaları    daha   kutsal   yapıyor   benim  için.   Anaların   varlığı   daha     anlamlaştırıyor  sevgi  dünyamı.  Sadece  sevgi  dünyasını  mı?  Elbetteki  değil,   düşünsel  anlamda  da  bunu  hep  savunurum.   Kürdü   yaşatan     yegane   güç     gene    anaların  kendisi  olmuştur.   Bu    nedenle  insanlık  karşısında  bir  halkı  var etmek,  sanırım  en   büyük  savaşımdan  da    ileriye  anaların  yüreğindeki    Ülke   özlemi,   halk  özlemi…  Belki  bugün  için   kısmen   bu   özlemler   oğul,  çocuk ya  da   sadece   ev,  aile   özlemiyle   karıştırılmış  ama   esas   olan  yine  de   buna   rağmen ,  analarda   ifadesini  bulan  bir  toplumsal   gerceklik  oluyor.   Yine    halkların  en  temel   özellikleri  olan   dillerini,   kültürlerini  genel  olarak   Kürd  kadını  kucağindaki  çocuğu  gibi  özlemlerini de,     nakışlarını da,   el işlerini de,  ağıtlarını da  yaşatmışlar. Bu   sayede  insanlığın   karşısında   kendi  ulusal değerlerini  yitirmeden  bir  halk  gerçekliği  olarak   günümüze    getirmiştir.   Bundaki    çaba  biraz  da  bilmeyerek olsa  da   esas   özlemleri  yitik  ülkeleridir.   Dolaysıyala   en  doğal  insanın  varolma   savaşımı  bu  anlamda  verildiğinde   siz  anneleri    daha   çok  seviyorum  ve  daha   çok   geleceğin  güzelliğini   hakedenlerin   analer   olduğunu  tanımlayabilirim.

       Güzel   Anneciğim;

       Biliyorum,  artık yaşam  bizim  için   güzellikler  kapısına   gelip  dayanmıştır. Bundan  sonrası  artık  özgürce  olacak  diyebileceğimiz  bir   noktada. Bunu  söylemek  sadece   bir   gerçegi  dile    getirmek  oluyor. İnan    siz  güzel  analara    layık  evlatlar  olmaya    çalışıyoruz,  uğraşıyoruz.  Dolaysıyla  kimi   zaman,  analık  duygularınız  incinse de,  üzülseniz de  aslolan  sizlere  layık  olma  mücadelesinin  kendisidir.   Anacık,   gelecek  güzel  yarınlara  inan…   İnsan;  mutlaka  inandığı   şeye   ulaşır,  başarır.   Bu  bir   gerçekliktir.

        Dayıkâmın;

        Sana  daha   önce  yazdığım  mektubun   bir  kısmını,  bu  mektupta  tekrarlama  ihtiyacını    duyuyorum.

        Biraz  yorgunluk,  biraz  yaşlılığın  verdiği  hüzünle    dolu  olsa  da   ana   sıcaklığının  en  anlamlı    ziyaretini yazdım.   Her şeye   rağmen,    büyük  bir  sevgi  sıcaklığı  oldu  o  kısacık  görüşmemiz.   İstiyorum  ki,  yazdıklarım   yorgunluğuna    çare, yaşlılığına   derman  olsun…   Her  zaman  yanında  olacak  olan  oğul  özlemlerimi  yolluyorum sana  ve  onun   sımsıcak  coşkusuyla  sarılarak  öpüyorum.

        Canım  annem;

        Bilmem  ki sana     ülke   ile  ana sevgisini,   özlemini   nasıl  anlatayım ? Ülke  denildiğinde  ilk  aklıma    gelen  ana   oluyor.  Bu  insanda  sevinç,  coşku  ve   haz  uyandırıyor. Sanırım   ana   sıcaklığının  yanında,  ülke   sevdasını  belirtmeliyim  ki,   mektubum  bir   anlam  bulsun,   başını  ağrıtmasın.   Şu  an  o  kadar sevinçliyim  ki,    adeta  ülkemin  kırlarında   koşan   çocuksu  duygular…   Sevinçten,  özlemden,  ülke ki    kocaman  bir  sevdadir   yürekte.  Bin   yıllık   çağıldayan  Fırat’tan,   Dicle’den   süzülerek   gelmiş   tarihtir   her yankısı…   ve   kocaman  bir   dalayandır  içindeki  yürek..   yaşamı    yeniden  güzelleştirmek yarına,  yarının   çocuklarına;  verilmiş   sözümüzdür  ana     sıcaklığına.   Her  zaman  diri-direnç   damıtan  inceden  inceye…

        Ben direncin,  direnmenin  güzelliğini  yaşarken, sen   tüm  marifetinle  hazırlıklarını  yapmalısın.  Yap  ki,  güzel  olanın  paylaşımcılığı   olusşun.  Oğlun yanına   geldiginde,   ancak sen  doyurabilirsin  bunca  açlıktan  sonra.  Haydi   şimdiden  başla  ki,   ben  bir   daha    tekrarlamayayım.  Anlaıtik değil  mi  can  ana ?

          Ziyarette   ağlaman  konusunda  nasıl  olsa   pazarlık   tutmayacak. Ve    seninlede    pazarlık  yapmayacağım. İstersen  Fırat   nehrini yanına    taşı.  İIstersen  oraya  kadar   gözyaşlarınla  yeni  bir   nehir  yarat.  Sonra  tarih  adına  iyi  bir  şey    yapmış  olursun.   Gül  anasının  oğluna  o  zaman   koyarlar   adını  belki.  Ama    yine  de  bil  ki,   her  ne  olursa  olsun  aılamanı değil,  analığıın  ne  olduğunu  bilmeyenlere   inat  olsun  diye  senin  dilinde  tillillinin   şafağı   söksün…

       Anne;    tüm  arkadaşlarımın selam  ve  saygıları   var.  Babama da  selamları  var,  yine  tüm  aileye.

       Babama   selam  ve saygılarımı  ilet.  Beni   merak  etmesin  ben   iyiyim.Kardeşlerime   selam  sevgiler.   Leyla’ya    çok   özel selam  ve  sevgiler.

       Seni    seviyorum   anne.

Oğlun

İzzet   EKER

1996

Aydın  E-tipi  kapali  cezaevi


Anneme mektup-İzzet Eker

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.





Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 1


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:
Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

En çok okunan haber: Kadın:


Haber Arşivi
Kurdistan-Post Haber Portalı © 2004-2009 Tüm hakları saklıdır.
Sitemizde kullanılan haber ve resimler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.