Musa Anter
KERKÜK KAN AĞLIYORMUŞ
Musa Anter
Yaşar Kaya
Devlet ve PKK
Yaşar Kaya
İsmail Beşikçi
Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına
İsmail Beşikçi
Hasan Bildirici
Uçurum Atlıları
Hasan Bildirici
Aydın Dere
Et ve tırnak yalanı
Aydın Dere
   
  
.:  Anasayfa |  Yazarlar |  Arşiv |  İletişim |  Künye |  Ana Sayfam Yap |  Sitene Ekle  :.
   ANASAYFA
   GÜNCEL
   SİYASET
   KÜRDİSTAN
   DÜNYA
   KADIN
   YAŞAM
   KÜLTÜR-SANAT
   EKONOMİ
   TEKNOLOJİ
   SPOR
   MİZAH
   KURDÎ
   MEDYADAN
   RÖPORTAJ


www.kurdistan-post.org
Üye(ler) Çevrimiçi: 1
Misafir(ler) Çevrimiçi: 86

Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
 
 
Türkiye'ye Fransız kalmak-Bejan Matur
Posted on Perşembe, 11. Mart 2010
Topic: Medya

Hafta sonu Paris'te Kürt Enstitüsü'nün düzenlediği 'Demokratikleşme ve Avrupa Birliği'ne Katılım Perspektifi' konferansına katıldım.



Türkiye'ye Fransız kalmak-Bejan Matur

Zaman

Hafta sonu Paris'te Kürt Enstitüsü'nün düzenlediği 'Demokratikleşme ve Avrupa Birliği'ne Katılım Perspektifi' konferansına katıldım. Fransız Parlamentosu'nun Victor Hugo salonunda yapılan konferansta Türkiye'de yaşanan sürecin sancıları konuşuldu. Geleceğe dair umut ve kaygılar dile getirildi.

Yurtdışındaki edebiyat toplantılarından idmanlı olduğum bir durumu Paris toplantısında ziyadesiyle yaşadım. Yurtdışına edebiyatçı olarak da davet edilseniz, Türkiye'den gidiyorsanız söz dönüp dolaşıp siyasete gelir. Tabii konu doğrudan siyaset olunca algılar da netleşiyor. Dışarıdaki Türkiye algısını besleyen önyargı ve rezervlerin değişmediğini görmek ilginçti.

Bu gibi durumlarda hep rahmetli Hrant Dink'i hatırlarım.

Yurtdışında katıldığı toplantılarda, diaspora Ermenilerinin ve Avrupalı Türkiye muhaliflerinin eleştirilerinden bunalıp, memleket sevgisini dile getiren Hrant Dink.

Bilen bilir, Hrant hiçbir zaman başkalarına Türkiye'yi şikâyet etmedi. Çünkü çarkların nasıl kurulduğunu, kurulan çarkların nasıl döndüğünü iyi biliyordu. Hakikati bol Hrant sırf bu tavrı nedeniyle diaspora tarafından eleştirilirdi. Yaşadığı sürece diaspora ile sorunlu olması biraz da bu tavrı yüzündendi. Ne dışarıya ne içeriye yaranamayan bu tavrın ne kadar değerli olduğunu söylemeye gerek var mı?

Avrupalılara, kendi ülkesini şikâyeti iş edinmiş aydın tavrı değildi onunki. Yastığa başını koyduğunda vicdanına vereceği hesapla ilgiliydi.

Türkiye'de bir şeylerin değiştiğini, zor da olsa bir demokratikleşme mücadelesi verildiğini görmek istemeyen öyle çok ki.

Son gelişmelerin ışığında Türkiye'nin dış politikasını eleştiren Fransız Liberation gazetesi yazarı Marc Semo'nun söyledikleri bunun iyi bir örneği.

Ona göre, Türkiye büyük bir gaflet ve yanlışlık içindeydi. Libya ile karşılıklı vizeleri kaldırarak tehlikeli bir oyun oynuyordu. Ortadoğu vizyonuna yön verecek Arapça bilen tek diplomatı olmayan Türkiye, nasıl aktör olacaktı? Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun mimarı olduğu siyaset maceradan ibaretti. Hatta CHP'den birilerinin Avrupa'da dile getirdiği gibi Türkiye kontrol dışı nükleer güç sahibi olmayı isteyecek kadar tehlikeli hevesler içinde olabilirdi!

Davutoğlu'na, Abdülhamit benzetmesi yaparak 'Kızıl Sultan' diyen Liberation yazarı, o kadar duygusaldı ki heyecanı salona yayıldı.

Oturumda Türkiye'den katılan tek konuşmacı olduğum için, niyet etmediğim halde Marc Semo'nun ateşli üslubuna cevap vermek zorunda kaldım; Dünya değişiyordu, Türkiye de öyle. Ne dünya 19. yüzyıldaki dünyaydı ne de Davutoğlu Kızıl Sultan. Bu değişimi kabullenmek istemeyenlerin söylemleri ateşli olabilir. Ama bu aksi çaba yaşanan süreci durdurmaya yetmeyecektir. Türkiye'de darbe olmama ihtimalini sadece uluslararası denkleme bağlayanlar içeride nasıl bir direnç ve çaba olduğunu günü geldiğinde görmek zorunda kalacaklar. Asker-sivil ilişkilerinden anayasa değişikliği tartışmalarına, yargıdaki büyük yangından sokağa büyük bir dönüşümün eşiğindeydi Türkiye. Bu dönüşüme tanıklık etmek bile ciddi bir deneyim. Bunun farkında olmak bir zihin açıklığı işareti.

Yoksa eski moda, Avrupa'nın kapısında Türkiye'yi şikâyet eden aydın tipi ile ne gerçekler anlaşılır, ne de bunun demokrasiye bir katkısı olur. Özellikle Fransa'nın tavrı Türkiye'deki gelişmelere hakkını teslim edecek gibi görünmüyor. Ben ise şunu merak ediyorum: Acaba kendi belirleyemediği gelişmeleri olumsuzlamak Fransızlardan mı Cumhuriyet elitlerimize geçti?


Türkiye'ye Fransız kalmak-Bejan Matur

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.


Ronya bildirdi: Tarih: 16.03.2010 12:24:
Daha bundan bir kac hafta once Turkiyeden kacip canini zor kurtaran bir Hakim Hollandada iltica talebinde bulundu...sucu Kurt ve Ermeni kokenli olmak. Sizin bahsettiginiz demokratiklesme soreci sadece sizin gibi dusunler icin gecerli, cunku baskada kimse hisetmedi degisikleri..Sizin de isininiz belli her firsati kurt aynini elestirerek kendi aciklarinizi yanlislarinizi kapatip vicdaninizla hesaplasmamak icindir... Bu kadar aydin dururken sizide adam yerine koyuyorlar ya, ona kiziyorum..
Ronya bildirdi: Tarih: 15.03.2010 12:57:
Bir programda Bejan hanimin hukukcu oldugunu duymustum,, bu yaziyi okuduktan sonra niye hukukcu degilde edebiyatci oldugunu daha iyi analdim hos kendiside kendine edebiyatci sifatiini daha yakistiriyor.  Bejan hanim bir kisim aydin icin su yorumu yapmis "memleketini Avrupalilara sikayet etmeyi is yapmis aydinlar" bence bir hukukcunun en son kulanacagi bir cumle, cunku sikeyet etmeminin onemini ve gerekli oldugunu en iyi hukukcular bilir. Yapilan yanlislar, gecmisteki hatalarin tekrarini yasamak istemiyorsak, duzene karsiysak bunun yollu sikayete gecer bu kadar basit. Turkiyenin durumunda Avrupaya siket gerekmekteyse aydinlarda onu yapar.

Eyer Bejan hanim biraz daha derin dusunseydi soylediginin ne kadar yanlis oldugunu anlardi. Ona gore Turkiyenin ic sorunu memlektin duvarlari icinde hal edillmeli Avrupalilar bizim kirli camasirlarimizi gormesine gerek yok. Bu anlayis suna benzer, ozaman asiretler arasindaki kavgalar da asiret icinde hal edilsin, hukuk yolu gerekmez, diyelim...herkes kendi arasindaki meseleyi kendisi hal etsin. Peki Bejan hanim bu mumkunmu? Turkiyedeki degisiklerden soz ediyorsunuz peki siz bunlari neye burclusunuz acaba... tabiki o begenmediginiz aydinlarin elde ettigi , daha dogrusu onlarin zorlu mucadelesinin sonucudur...


Ortalama Puan: 1
Toplam Oy: 15


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:
Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

En çok okunan haber: Medya:


Haber Arşivi
Kurdistan-Post Haber Portalı © 2004-2009 Tüm hakları saklıdır.
Sitemizde kullanılan haber ve resimler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.