Demek böyle geçti 30 yıl kürdün hayatından.
Bir insan ömrüne denk gelecek serüven.
Ardından neler mi bıraktı?
Yaşar Kaya şimdi bir hastane penceresinden ancak şiir ile hüznünü hayatın dibine haykırıyor…Duyan olurmu ki?
Abdullah Öcalan bilmem kaç metrekarelik bir kuşa dahi az gelecek bir kafesde hayatını belkide tamamlayıp giderken, kim nerden bilecek onun hayatına inen her akşamın neleri hisettirdiklerini?
Dağlarda silah çatıp güne dönüp akşam çayını içen Kürt asilerinin hasret dolu şarkıları dağların arasından dolanıp rüzgarlara karışıp gittiğinde, kim duyacak sahi o ezgileri ? Hani oralardan alıp hayatın içine taşıyacak…
Hüseyin Kaytan vb daha nicelerce kelime zanaatkarları bir daha işinin başına dönemeyecek şekilde terk ettikleri hüner sofralarına dönmeyecekse…Sahi nedir bunca hayatın kargaşası?
Hergün onlarca toplu mezar boşluklarında bulunan gerilla künyelerinin hatırlatıkları sıcak savaş yıllarını anımsatmaları kimlerde hala bir anı gibi durur. Geçmişe bakıp paylaşılan son cümlelerin anlamı kimde hala bir sır gibi saklıdır?
Kim bilebilir?
Osman Öcalan vb hayatın gariplikleri arasında yol çıkaramayıp öylece hayatın yarısından sonra donup kalıp, nereye gideceğini şaşırmış bir kuş gibi çalı çalı dolaşacaksa… Kim kürdün yazgısından daha bahsedebilir?
Onlarca seçilmiş halkın temsilcileri, kendi topraklarında hala mahpus olmak ya da olmamak ikileminde başka bir seçeneğe reva değilse… Kim neyin başarısından bahsedebilir ki?
Şemdin Sakık vb daha onlarca kendi içine doğru çöken kürdün kaderi kürdün coğrafyasında hala kendini tekrar edip yeni hazin hikayeler yazmaya devam edecekse. Kim doğrunun yanlışın ne olduğunu bilebilir ki…?
Yıllarca kürt asinin yüksek dağların tepelerinden devriye gezdikten sonra, inip şehirlerin ve avrupai kentlerin renkli neon ışıkları altında, küçücük sokaklarına ya da odalarına haps olduktan sonra kendilerini uzayan bir rüyda sandıklarını kaç kişi bilebilir ki…?
Kim?
Kaç kişi haberdar ki ?
Ömür boyu mahkümiyet alan yüzlerce tutsağın, hala önlerinde kapı gibi duran 20-30 yılın nasıl eriyip gideceğini düşünürken gözlerinde azalan ferin anlamını kim merak eder ki?
Kim?
Evlatlarını bir gün hoşcakal demeden aniden kaybeden anne ve babaların gazetelerin ölüm ilanlarında ya da toplu mezar künyelerinde çocuklarını bulma telaşı sahi hangi acının karesidir bu dünyada kürde kalan?
Kim bilebilir?
Hasan Bildirici ve nicelerce kürdi sesin topraklarının binlerce kilometre ötesinde avazlanıp soğuk kasaba boşluklarında eriyen sesinden sahi kaç kişi haberdar?
Kürdün savaşında bugüne arta kalanlar bunlar işte:
Hastane
Hücre
İtiraf
Mahpus
İdam
Toplu mezar
Kayıp
Hüzün
…..
İşte bizim 30 yıllık serüvenimizin toplamı.
Böyle geldi ve geçti 30 yıl kürdün ömründen…