Kimbilir kaç aklı başında yazar, kaç bin yazı yayınladı bu konuda. ‘Yapmayın, etmeyin!’ dedi, adeta yalvardı. Biz bu köşede kimbilir kaç yüz kere ‘Türkiye üç kutba ayrılıyor. Halk duygusal olarak bölünürse geri dönüş çok zor olur. Olayların önünü alamazsınız!’ diye çırpındık.
Benzini dökerseniz, kibrit çakan çok olur!
Zülfü Livaneli/Vatan
Kimbilir kaç aklı başında yazar, kaç bin yazı yayınladı bu konuda.
‘Yapmayın, etmeyin!’ dedi, adeta yalvardı.
Biz bu köşede kimbilir kaç yüz kere ‘Türkiye üç kutba ayrılıyor. Halk duygusal olarak bölünürse geri dönüş çok zor olur. Olayların önünü alamazsınız!’ diye çırpındık.
Meclis’te ve CHP Parti Meclisi’nde kaç kez anlattık bu konuyu.
Mesele benzini dökmemekte, eğer bir kez dökülürse, kibrit çakan çok olur dedik.
Ülkenin bağışıklık sistemi çöküyor, her türlü teröre, şiddete, provokasyona açık hale geliyoruz diye tekrarladık.
Ama yetkililer anlamadı, anlamadı, anlamadı.
Sonunda olaylar İnegöl örneklerine kadar dayandı.
Televizyonlarımız hâlâ ‘Kirli senaryo’ diye duyuruyor olayları.
Oysa senaryo falan yok ortada.
Küçük ve sıradan bir asayiş olayı sonunda ortaya çıkan linç girişimi, polisi (dikkat edelim) Kürtlerle değil Türklerle karşı karşıya getiriyor.
Çünkü kasaba halkı, gözaltına alınmış olan Kürt kökenli üç kişiyi linç etmek istiyor.
Ağzımdan yel alsın ama bu gidişle polisin önleyemediği linçlerin de yaşanması uzak değil.
Arkasından gelsin Güneydoğu’da misillemeler.
İşte bir ülkede iç savaş böyle başlar. Biliyorum ‘iç savaş’ ağır bir söz, hazmetmek kolay değil.
Yöneticileri son kez uyarmak, hatta sarsmak için kasten bu kadar ağır yazıyorum.
Olayların çığrından çıktığını, bu işin her gün şehit vererek devam edemeyeceğini, 26 yıldır çözemediğiniz Kürt sorununun Türkiye’yi çözmeye başladığını, herkesin sabrının taştığını ve halkın çatışma, linç, yok etme tırmanışına girdiğini görmüyor musunuz?
Sahiden görmüyor musunuz?
Kibrit çakanları kovalayacağınıza benzini temizleyin ne olur!
|