Musa Anter
KERKÜK KAN AĞLIYORMUŞ
Musa Anter
Yaşar Kaya
Ölüm tarlaları
Yaşar Kaya
İsmail Beşikçi
“Kürtler ‘Özerklik’ İstemiyor”
İsmail Beşikçi
Hasan Bildirici
Kürt güvenliği
Hasan Bildirici
Aydın Dere
Yüzyıllık yalanlar
Aydın Dere
   
  
.:  Anasayfa |  Yazarlar |  Arşiv |  İletişim |  Künye |  Ana Sayfam Yap |  Sitene Ekle  :.
   ANASAYFA
   GÜNCEL
   SİYASET
   KÜRDİSTAN
   DÜNYA
   KADIN
   YAŞAM
   KÜLTÜR-SANAT
   EKONOMİ
   TEKNOLOJİ
   SPOR
   MİZAH
   KURDÎ
   MEDYADAN
   RÖPORTAJ

Çiroken Klasik



www.kurdistan-post.org
Üye(ler) Çevrimiçi: 0
Misafir(ler) Çevrimiçi: 79

Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
 
 


Emine Ayna ile söyleşi
Röportajlar Dizisi - Hülya Yetişen
Röportajlar Dizisi - Hülya Yetişen

Tarih: 21 Haziran 2009 Pazar


“KADININ ÖLÜMÜ GÖZE ALARAK DİRENMESİ ARTMIŞTIR”

Hasan Uşak

Diplomatik temalar ve 6. Britanya Kadın Festivaline katılmak üzere Londra’ya gelen DTP Eş Başkanı ve Mardin Milletvekili Emine Ayna ile gündemdeki konular, Kürt sorununda çözüm ve kadın özgürlük hareketini konuştuk. Kürt sorununun çözümünde umutlu olduklarını ve bir planlama çerçevesinde çalışacaklarını belirten Ayna, Kürt özgürlük mücadelesinin kadınlara bir çok kazanım getirdiğini söyledi.

- Kısaca Emine Ayna’yı tanıyabilir miyiz?

1968 Diyarbakır Piran doğumluyum. Çukurova Üniversitedi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi bölümü son sınıftan ayrıldım. Öğrencilik yıllarımda öğrenci harketleri ve kadın çalışmalarına katıldım. Öğrenciliğimle birlikte siyasetin içinde oldum. HEP, DEP dönemlerinde yurtsever kadın hareketleri ile birlikteydim. Mezepotamya Kültür Merkezinin kuruluş çalışmalarında bulundum. HADEP’in kuruluşu ile birlikte il yöneticiliği yaptım. İl kadın kol başkanlığı yaptım. Merkezi kadın komisyonlarıda yer aldım. Kadın kolları genel sekreterliği yaptım. HADEP’de dört dönem parti meclis üyeliğim oldu. 1998 yılında Van Parti binasına yapılan bir baskında bir çok arkadaşımla birlikte göz altına alındım, tutuklandım.

HADEP’in son dönemlerinde Partiden ayrıldım ve Gökkuşağı Kadın Derneği kuruluş çalışmalarına girdim. Bir süre kurucu başkanlık yaptım ve sonra sağlık sorunlarım nedeni ile çalışmalardan ayrıldım. 4 yıl kadar sadece takip ettim.

DTP’nin ilk genel kurultayında kadın arkadaşlar parti meclisine girmem konusunda ikna ettiler. Bende yerimi yeniden aldım.

BİR GECEDE KİMSE DEĞİŞMEZ

- Son dönemde Kürt sorununda yumuşama oldu, bir şeyler olacakmış gibi bir hava doğdu, her iki tarafta umutlandı, ama daha sonra bu hava tersine döndü. Sizce bu bir aldatmaca mıydı yoksa birileri mi bu işi bozdu? Siz Parti olarak burada aktif rol oynayan bir durumdasınız, sizce ne oldu? Hala çözüm umutları var mı?

Bir gecede kimsenin başına taş düşmez ve kimsenin görüşleri bir gecede değişmez. Cumhurbaşkanı veya Başbakan bir gün önce inkar ederken, ‘hadi bugün kabul edelim’ gibi bir süreç yaşanmamıştır. Bu, Cumhurbaşkanı ve Başbakan ile alakalı bir durum da değildir. Bu sistemin kendisi ile alakalıdır.

 

Koşullar çözümü dayatır, çözmek zorunda kalırlar. Kendi politikaları vardır, iktidara dayalıdır, tekçidir, karşısında direniş olmayınca da kendi siyasetlerini yürütürler.

İKİ YIL

Kürtler son iki yılda inkar ve imka politikasına karşı güçlü direnişler yaptılar. DTP’nin bittiği söylendiği bir dönemde bitmek bir yana, daha da güçlenerek taleplerini somutlaştırdığı, “Hayır, ben bireysel hak istemiyorum, bir halkım, kolektif haklardır benim hakkım” dediği, "Hayır kurs değil anadilde eğitim istiyorum” diyerek sokaklara çıktığı, meydanlara kara tahtalar kurduğu, kurban bayramlarına denk gelen Newroz’larda "Savaş sürerken, insanlar ölürken, bayram kutlayamam” diyerek Newroz direnişini daha fazla sahiplendiği ve eylemlerde 13 kişinin öldüğü iki yıl geçirdik. Bu iki yıl içinde Zap gibi, Oramar gibi silahlı eylemler gelişti.

CUMHURBAŞKANI’NA O KELİMEYİ SÖYLETEN DİRENİŞ

Türkiye’nin iç ve dış tüm güçleri yanına aldığı ve bütün gücü ile Kürtlerin hak taleplerini ezmeye çalıştığı bir dönemde böylesine bir eylem gelişiyor ve Kürtler sokaklara dökülüyor. 22 Temmuz seçimlerinde DTP oylarını iki katına çıkarıyor. Cumhurbaşkanı’na o sözleri söyleten bu direniştir.

ÖZELEŞTİRİ YAPMAK

Cumhurbaşkanı ve Başbakan “Kürt sorunu en ciddi sorundur ve hayırlı gelişmeler olacak” dediği an biz durduk. Bu noktada öz eleştiri yapmak lazımdır. Çözüm konusunda bir tartışma var, bir şeyler oluyor, bakalım devlet ne yapacak gibi bir sürece girildi. Bu anlamda bir duraksamadan bahsediyorum. Bırakmaktan bahsetmiyorum. Bu duraksama süreci biraz yavaşlattı. O sözler söylendikten sonra daha kararlı mücadele etseydik, onlara o sözlerin devamını getirme şansı yaratırdık ve gelişime sağlardık. Burada geçmiş zaman fiillerini kullanmam bunun bittiği anlamına gelmiyor. 15 Temmuz’a kadar bir çatışmasızlık süreci var ve hala tartışmalar sürüyor. Bizim de önümüzdeki günlerde merkezi yürütme kurulu toplantımız var. 15 Temmuza kadar bir planlama çıkaracağız.

- Aktif Bir Planınız Olacak mı?

Tabi ki aktif bir planımız olacak. Bu sürece çatışmasızlık süreci demiyoruz. Bu konuda tek taraflı bir beyan ve irade var. Biz bunun çatışmasızlık sürecine evrilmesini hedefliyoruz. Bu doğrultuda 15 Temmuz’a kadar bir planlama çıkaracağız. İktidardakiler, ezenler, kolay kolay ezilenlerin haklarının savunucusu durumuna dönüşmezler. Ezilenler bunun mücadelesini yürütürler ve ezenlere bunu yaptırtırlar.

- Yumuşama ortamının hemen ardından hava birden sertleşti ve milliyetçi söylemler her iki taraftan da yükselmeye başladı. Bu durumun nasıl değerlendiriyorsunuz? Yükselen umutlar yerini umutsuzluğa mı bıraktı?

Biz hala umutluyuz. Biz Cumhurbaşkanı onu söylemeden de umutluyduk. Çünkü bu çözümün birilerinden beklenti ile gelişmeyeceğini, bu halkın özgücü ile gelişeceğini söylüyoruz.

ANAYASA’NIN DEĞİŞMESİ

 

Anayasa değişmedikçe, bu savaş bitmedikçe, Kürt halkının hakları ve özgürlük talepleri belli bir sisteme kavuşmadıkça bu mücadele bitmez.

Anayasa bir bütün değişmedikçe, askeri zihniyeti değişmediği sürece çözümden söz edilemez. Cumhurbaşkanı’nın bunu söylemesi dün söylediğinden farklı bir şey söylüyor anlamında bizi umutlandırır. Devletten beklenti anlamında bir umuda kapılmak yanlıştır.

- DTP son yerel seçimlerde başarılı bir grafik yakaladı. Daha sonra partinize bir yönelim oldu. Bu durum çalışmalarınızı nasıl etkiledi? 

55 merkez yöneticisi arkadaşımız tutuklandı, bu çalışmaları yavaşlatmaz mı? 13 yerel yönetimler komisyonu üyesinin tamamı tutuklandı. Bu yeni bir yerel yönetimler komisyonu kurmak demektir ve baştan ele almak demektir. Bu nedenle yerel yönetimler konferansını tarihi belirsiz bir zamana erteledik.

BASKILARLA GERİLETMEK

- Bu tür yönelimler kitle desteğini arttırıyor mu?

 

Sahiplenmeyi arttırıyor. Ama kesinlikle hiç bir arkadaşımız bu yönelimlerden dolayı kendini geri çekmemiştir. Bunlar ilk tutuklanan arkadaşlarımız değillerdir. 1991 yılından bu yana Kürtler legal alanda siyaset yürütüyorlar. Bu süre boyunca il başkanları öldürüldü, genel merkez yöneticileri öldürüldü, milletvekillerine saldırılar oldu, milletvekilleri on yıl cezaevinde kaldılar, üyeleri defelarca cezaevine girdi, siyaset yasaklı oldular. Bunların hiç biri partililerde geri çekime gibi bir etki yaratmadı.

- DTP’yi kapatmak yerine yetkin kadrolarını tutuklayarak etkisiz kılmak gibi bir amaç olabilir mi?

Bü tür yönelimler çalışmalarımızı yavaşlatıyor. Tutuklananların yerini alacak çok sayıda kişi var, ama öncekilerin bir iki yıllık deneyimleri var ve yeni gelenler bu konuda deneyimsizdir. Bu da çalışmaları yavaşlatıyor. Yavaşlatmak da bir yöntemdir ve bunu da yapıyorlar.

- Buna karşı bir tedbiriniz olacak mı?

Kürt Siyasi hareketi her zaman siyasi eğitimlere önem vermiştir, şimdi de önem veriyoruz. Belki bu bir okul adı ile gelişmiyor, ama bu konuda çalışmalarımız da oluyor. Tabi pratikte edinilen deneyimler okullarda verilemiyor, ama eğitim ile de bir yere kadar hazırlık yapılabiliyor.

ÖZGÜN VE ÖZERK KADIN ÖRGÜTLENMESİ

- Bir kadın milletvekilisiniz ve Kürt toplumunda namus cinayetlerinden tutalım zorla evlendirmelere kadar bir çok sorun yaşanıyor. Bu sorunlar karşısında partiniz neler yapıyor?

 

Partimizin diğer partilerden farkı özgün ve özerk kadın örgütlenmesinden yana olmasıdır. Kadını oy potansiyeli olarak görmek değil, kadını örgütlemek için çalışma yapıyoruz. Kadınları DTP üyesi olarak örgütlemek değildir sadece, kadının idealinde özgürleşme olması gerektiği konusunda bir örgütlemedir. Aile içi şiddet, namus cinayetleri, zorla evlilik gibi konular, bir siyasi partinin kadınları eğiterek aşabileceği sorunlar değildir. Kadının özgürleşmesi mücadelesi ile ancak çözüm gelişebilir.

Kürt hareketinin kök saldığı yerlerde kadın özgürleşmesinin daha geliştiği ve yayıldığı, törelere karşı kadın direnişlerinin daha da geliştiği görülüyor.

TÖRELERE KARŞI DİRENİŞ

- Batman’daki intiharların nedeni nedir?

Bunun nedeni Batman’da törenin büyümesi değildir. O zaten vardı, ancak Batman’da kadının o töreye karşı direnişi artmıştır ve bunu ölümü göze alarak yapıyorlar. Diyor ben senin töreni kabul etmiyorum ve kendimi öldürüyorum. Elbette bu doğru değildir, sorunu olan bir kadın örgütüne gitmelidir veye başka kurumlara gidebilir. Bu işin bir boyutudur, ama ben çıkan sonucu söylüyorum. Bu direnmenin açığa çıkmasının nedeni DTP’nin güçlü olduğu yerlerde Kadın Özgürleşme İdeolojisinin yayılmasıdır. Kadın töreyi bir kader olarak görmüyor.

BİLGE KÖYÜ KATLİAMI TÖRE CİNAYETİ DEĞİLDİR

- Son dönemde Türk basını çok fazla töre cinayetleri konusunu işlemeye başladı. Töre cinayetleri bu ara çok mu arttı ya da başka bir neden mi var ki basın bu konuyu çok işliyor?

Son zamanlarda töre cinayetleri ile ilgili çok sayıda haberin basında yer aldığı doğrudur. Geçmişte töre ciyanetleri vardı, peki neden geçmişte basın bu kadar yer vermiyordu da şimdi yer veriyor?

Mardin Bilge köyü olayını kafalara töre olarak işlemek istiyor. Basın aynı zaman dilimi içinde bir çok ilde töre ciyanetleri olduğu haberini verdi ve bu olayı tarihe bir töre cinayeti olarak geçirmek istiyor. Bu bir psikolojik savaştır. Toplumun algısı ile oynuyorlar.



  
Röportajlar Dizisi - Hülya Yetişen
hulyayetisen@yahoo.fr




Bu köşe yazısı 2294 defa okundu. Toplam 1510 kelime

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa


[ Geri Dön: Röportajlar Dizisi - Hülya Yetişen ] - [ Yazarlar İndeksi ]

Kurdistan-Post Haber Portalı © 2004-2009 Tüm hakları saklıdır.
Sitemizde kullanılan haber ve resimler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.